Advertise here

Erasmus Yapmak

Tarafından yayınlandı Zeynep Dağdeviren — 2 yıl önce

0 Etiketler: Erasmus Deneyimleri Atina, Atina, Yunanistan


Erasmus, AB eğitim ve gençlik programları Avrupa Birliği Komisyonu'nun, üye ve aday ülkelerle AB'ye üye ya da aday olmayan avrupa serbest ticaret birliği (efta) ülkeleri (Norveç, İzlanda ve Lihtenştayn) arasında eğitimle ilgili konularda işbirliklerini artırmak ve geliştirmek amacıyla düzenlenmiştir. Bu programlardan socrates (genel eğitim) programı bünyesinde yer alan erasmus, yüksek öğretim düzeyindeki işbirliğini düzenleyen programdır. 

Türkiye’nin mayıs 2004’te dahil olduğu bu program 2004-2005 akademik yılı itibariyle 65 yüksek öğretim kurumu tarafından uygulamaya geçilmiştir.

Üniversiteler, başvuruları değerlendirirken ağırlıklı puanlama sistemine göre aşağıdaki değerlendirme ölçütlerini uygular:

Akademik başarı düzeyi : %50
Dil seviyesi : %40
Mülakat : %10

Öncelikle sizden bir application form doldurmanızı isterler. Bu application formunu zaten size yollayacaklar.Bunun yanı sıra şunları da istemeleri muhtemel:

Resume/cv
Motivation letter
Transcript
Pasaportunuzun kimlik yüzünün fotokopisi (Eğer henüz pasaportunuz yoksa bunu söylersiniz, daha sonra yollarsınız.)

Bunları yolladıktan sonra size learning agreement yollarlar ve doldurmanızı isterler. Bu ders seçim formudur ve orada alacağınız derslerin seçimini yaparsınız. Bunu da yolladıktan sonra artık size bir hoşgeldiniz mesajı yollayabilirler. 

Bir süre sonra size posta yoluyla (Dikkat edin, mail değil, bildiğiniz postacı getirecek) kabul belgesi ve learning agreement'ın kabul edilmiş halini yollayacaklar ve bunları kullanarak öğrenci vizenizi alacaksınız. Learning agreement ise mutlaka saklanması gereken bir belge. Her yerde gerekiyor öyle ki, fransaya giriş yaptığımda pasaport polisi öğrenci olduğuma dair bir belge istemişti ve ulaşabileceğim en kolay belge bu olduğundan bunu gösterip geçmiştim. 

Tabi bu arada konaklama ile ilgili olarak da yazışmalarınız olacaktır. Size seçenek olarak bazı yurtları yollarlar, siz de bunlardan seçiminizi yaparsınız.

Vizenizi de aldıktan sonra artık gitmeniz için hiç bir engel bulunmamaktadır. 

Hibelere gelince, her erasmus öğrencisi hibe alamıyor. Ayrıca hibe için de bir sürü evrak istenir ki bunlar okuldan okula göre değişim gösterebiliyor. Hibe için gerekli evrakların listesini okulunuzun web sayfasının erasmus ile ilgili bölümünde bulabilirsiniz. Tabi okulunuza göre sizi uğraştırma derecesi de değişkenlik gösterir. Örneğin, istanbul üniversitesinin beyazıttaki erasmus ofisinin, avcılar-beyazıt arası mesafeyi bir öğrencinin günde 3 kere gitmesine karşı dayanılmaz bir istek duyar. Dediğim gibi, yardımcı olma düzeyleri değişkenlik gösterir.

Şimdiden tüm erasmus adaylarına kolay gelsin.

Bir sürü aşamalardan geçerek, pek çok kişi arasından bu programa katılma hakkını elde etmiş olabilirsin. Buna rağmen, mtv'deki saçma bir soruya doğru yanıtı verip, A'dan Z'ye her saniyesi planlanmış bir gecede bir celebrityle yemeğe çıkarılan bir kişi kadar bile özel değilsindir. Karanlık salona girip ışığı açtığında kimse koltukların arkasından fırlayıp "sürpriiz!" diye bağırmaz. Bir elinde gideceğin üniversite adı, diğer elinde hiben, her şey senin yaratıcılığına kalmıştır artık.
Ders programlarındaki uyumsuzluklar, üniversitelerin tatil tarihleri, dil sıkıntısı, vize işlemleri, ucuz bilet bulma girişimleri, yurt ayarlama çabaları, gönderilen ve alınan bir yığın bürokratik döküman ve ab ofisiyle iletişim çabaları seni çepeçevre sarar.
Normalde ertesi günün ders programını bilmeden yaşarken 5 ay sonrasının uçak biletini alır, her saniyeni programlar hale gelirsin. 
Her türlü zorluğa rağmen erasmus programı kişiye nispeten uzun bir süre yurt dışında yaşama ve okuma şansını tanıdığı için vazgeçilmez bir fırsat. Kısa süreli staj dönemlerinde ya da turistik gezilerdeki geçici düzenler çerçevesinde sadece gezip tozmaya dayalı deneyimlerden ise kesinlikle çok farklı. Üstelik üst dönemlerden gitmiş insanların kurduğu iyi-kötü bir düzen hazırdır. Üniversiteler arası bir anlaşmanın varlığı sayesinde de bireysel çabalarla yapılacak ayarlamalara kıyasla işin çok daha kolaylaşmıştır. Üstelik çoğu üniversite erasmus dışı bağımsız değişimlere kapalıdır. Ayrıca garip bir şekilde "Erasmus" isminin büyük bir saygınlığı ve tanınmışlığı vardır. Herhangi bir yardım talep ettiğinizde, bu ismin telaffuzu size büyük ölçüde kolaylık sağlar. 
Akademik konulara gelince..Siz istediğinizi almakta özgürsünüzdür ama kimse sizden fazla bir şey beklemez. Öbür yandan çoğu yerde erasmus öğrencilerine yönelik farklı programlar oluşturulmadığı için anfideki diğer tüm öğrencilerle aynı muameleye ve de sınavlara tabi tutulursunuz. Bu aşamayı aşabilmek için de kullanılan dilde belli bir noktayı aşmış olmanız gerekir. Neyse ki bilgi de, öğrenci tutumu da, sınavlardaki iletişim sistemleri de evrenseldir ve engeller aşılamayacak cinsten değildir. Avrupa'daki bir üniversitede diğer tüm yabancı öğrencilerle birlikte aynı aşamalardan geçip başarılı olmak, size en basitinden matematiksel olarak (size hep bir kıstas olarak sunulan) avrupa standartlarında bir öğrenci olduğunuzu kanıtlar ve güveninizi pekiştirir. "Avrupa standartları-avrupa-batılı" kavramları biraz anlamsızlaşmaya başlar zamanla. basit bir matematiksel hesaptan çok daha ötesidir bu kıyaslamalar aslında.
Eğer ülke ve de şehir seçme sansınız varsa, hedefleriniz doğrultusunda bir tercih yapmakta fayda vardır. Verilecek oturma izinleriyle sınırsız gezme şansınızı sonuna kadar kullanma niyetindeyseniz, ülke komşuluklarını ve sınırdaki şehirleri göz önünde bulundurmak akıllıca olur. Seyahat özgür olsa da bedava olmadığı gibi oldukça da pahalı bir işlemdir. 

Gidenlere tavsiyem yurtta kalmaları eğer imkanları varsa. Bambaşka kültürlerden insanlarla yaşıyorsun, yaşam alışkanlıklarını görüyorsun, kültürleriyle ilgili çok ilginç gelen şeyler öğreniyorsun. Yemeklerini yiyorsun, ayda bir kere herkesin kendi ülkesinin bir yemeğini yaptığı büyük yemekler yiyorduk mesela. O kadar çok ülkenin mutfağı hakkında bilgi sahibiyim ki şu anda, hem de bunu gidip 5-10 ülkeye gidip, turistler için olan lokantalarda yemiyorsun, adam kendisine pişirdiği yemeği veriyor sana. Kısırı biliyor mesela benim arkadaşlarım, menemene bayılıyorlar, anlatmaya çalıştığım "turistik" kısmı değil de, insanları, kültürleri tanıma fırsatı veriyor. 

İnsanın ufku genişliyor, "Doğru" kabul ettiğin şeylerin aslında tamamen yaşadığın toplumun sana öğrettiklerini görme fırsatı veriyor. Bana kattığı en önemli şey buydu diyebilirim. Bir şeyleri "doğru", "normal", "olması gereken" olarak tanımlayıp insanları eleştirmeden, yargılamadan önce daha çok düşünüyorum artık, çünkü bu kavramların çok benzeyen iki insan için bile bazı konularda farklı tanımlanabileceğini gördüm. Daha açık fikirli bir insan oldum.

"Üniversite olayı yalan", "kimse okula gitmiyor", vs. şeyler ise tamamen kişiye bağlı. benim için üniversite kısmı da, hocaların öğrenci projelerine yaklaşımlarını, öğrencilerden beklentilerini, ders işleyiş şekillerini görmek açısından verimliydi. gittiğim üniversite, burada okumakta olduğum üniversitenin eğitim düzeyi olarak altında olduğundan, çok etkilendiğimi söyleyemem ama farklı üniversite disiplini görmek değişik ve bence güzel bir deneyimdi. Aldığım derslerin tamamını da geçip döndüm, herkes öyle içip sıçmaya gitmiyor yani.

Erasmus'a gidenlere karşı insanlarda bir tiksinti oluşmasını anlayabiliyorum. Zira, bulunduğum yerde türkiye'den gelen çoğu "erasmusuz abi, gelsin partiler, içelim, sıçalım" tipinden ben de tiksiniyordum zaten. Yani neden böyle bir gerizekalılık var onu çözemedim ama bu tipler genelde, her yerde, her etkinlikte "türk öbeği" olarak takılan, tek muhabbetleri kim kimi götürmüş, geçen gece kim kaç tane shot içmiş, türkiye'nin bilmem nesi ne kadar güzelmiş olan insanlar. Olayları nedir, neden erasmus'a gelirler bilmiyorum. dönünce de başka hiçbir şeyle ilgilenmedikleri, hiçbir şey yapmadıkları için partide kimi nasıl götürdüklerini, içkilerin ne kadar ucuz olduğunu anlatıp duruyorlar tabi.

Tavsiyelere devam edecek olursam; insan içine karışın.Bizim ekiple aramız ne kadar iyi olursa olsun kendi aramızda türkçe konuşup insanları irite etmedik. Bu sayede her ortama davet edilip konuşkan, afacan, sevecen olarak tanındık. Diğer yandan şans eseri tanıştığımız jamu üniversitesinde bulunan arkadaşların sadece kendi aralarında konuşmalarından pek bir arkadaş grubu edinemediklerini gördük.

Yurda dönüş. Erasmusun bitişine yakın not derdi yavaş yavaş başınızı ağrıtmaya başlayacak bu yüzden koordinatörünüzle iyi geçinmelisiniz. Üniversitenizin katı bir geçme politikası olduğunu ve verebilirseniz not baremi url adresini kendisine verin. Ben Türkiyede geçme notunun 70 olduğunu söyledim ve genelde 80-90 gibi notlar verildi. Bazıları sadece geçti ibaresi düştüler onları 100 lük sistemde almam gerektiğini söyleyince 90 olarak geçti sisteme sadece devam etmediğim bir dersten fail ibaresi düştüler bende üniversitemizde bir dersten kalmanın dc ile dd ile mümkün olduğu eğer bu notlarla kalırsam yaz okuluna alınabileceğimi söylerek pazarlık ettim. Koordinatorle ikili ilişkilerimiz sayesinde pazarlık sonucu istediğim notlarla döndüm. Üniversitemde notlarımın intibak yapılmasını istedim intibakta normalde 70 olan geçme notu 50 olduğundan derslerimin çoğu aa kalanları ba ve bir tanesi cc olarak sisteme geçti. Sizlere tavsiyem gidin, gönderin ve sonuna kadar eğlenin.


Burada (Atina) yaşadığın Erasmus deneyimini paylaş!

Atina yerini bir yerli, gezgin veya değişim öğrencisi olarak biliyorsan... Atina hakkındaki düşüncelerini paylaş ! Farklı özelliklerini puanla ve tecrübelerini paylaş!

Yorumlar (0 yorum)



Hesabınız yok mu? Kaydol.

Biraz bekleyin lütfen

Koşun hamsterlar! Koşun!