Advertise here

İstanbul part1

Tarafından yayınlandı Yağmur Kantar — bir yıl önce

0 Etiketler: Erasmus Deneyimleri Istanbul, Istanbul, Türkiye


İstanbul deneyimi

Merhaba sevgili gezginler,

Bugün ülkemizin adını duyunca hemen İstanbul diyen turistlerin sayısı her geçen gün arttığı için İstanbul’da yaşadığım şehir deneyimini sizlerle paylaşmak istedim.Hem aranızda hala İstanbul’a gitmemiş varsa onlar içinde yol gösterici bir blog olabilir.İstanbul’a İzmir’den giderken uçakla gittik dönerken ise otobüsle döndük.Dönüş uçakları çok uygun değildi maalesef.Sizin İstanbul’a gideceğiniz bir süre öncesinden belli ise en iyisi hemen uçak biletinizi almak.Doğru zamanda alırsanız gerçekten uygun fiyata uçak bileti alırsınız.Bunun için benim tavsiyem Pegasus hava yolları.

İstanbul part1

(kaynak:https://pixabay.com/tr/mart%C4%B1-deniz-cami-t%C3%BCrkiye-huzur-2135533/)

İstanbul’da gezilecek yerler nerelerdedir?

İstanbul’da gezilecek yer neresi değildir desem daha doğru olur çünkü saymakla bitmeyecek kadar çok gezilecek yer var.Müzelerinden parklarına, parklarından kafelerine meydanlarına adım attığınız yer turistik gezi noktası.

Ayasofya müzesi, Ayasofya İstanbul denilince akla ilk gelen müzelerden biri. Müze dünyanın sekizinci harikası diye geçiyor İstanbul’a kadar gelip Ayasofya ya uğramamak olmaz. Biz de uzun mu uzun bir sıra bekledikten sonra Ayasofya’yı gezebildik.Müze ücreti kırk lira. Bana biraz pahalı geldi ama siz güncel fiyatlar için kontrol edin.Müzenin,kilisenin, içi kelimenin tam anlamıyla harika.Görsel bir şölen adeta.Bu kilisenin yapımında yüz mimar ve o yüz mimarın emrinde çalışan yüz işçi olduğu ise kaynaklarda belirtilmiş.O denli ince işçilik var yani.Yapımı beş yıl on ay sürmüş.Bu süre kısa ama her bir mimarın emrinde yüz içşi çalıştığını hesaba katarsanız sürenin kısa olması mantıklı.

Müzeye giriş saati sabah dokuzda başlar ve akşam üzeri beşte biter.Yaz saatinde kapanış saati altıya kayar.Müze kartınızla giriş yapabilirsiniz.Müze pazartesi günleri kapalıdır bunu unutmayınız.

Sultan Ahmet Camii,görüntüsü  ile beni benden alan camii.Müthiş görünüyor ya gerçekten çok beğendim. Camii Türkiye’nin en ihtişamlı camiisidir.İçindeki işçilik tarif edilemez.Günümüzde ayasofya ibadet yeri değil müze olarak kullanılırken Sultan Ahmet Camii hem ibadet hem gezi noktasıdır.Kubbe yüksekliği tam kırk üç metre. Bu gerçekten büyüleyici. Vakti olan herkesin burayı görmesi gerek bence.Bağcılar kabataş tramvay hattını kullanarak camiiye ulaşabilirsiniz.

İstanbul part1

(kaynak:https://pixabay.com/tr/istanbul-t%C3%BCrkiye-street-%C5%9Fehir-beri-3192920/)

İstanbul sokaklarında bir camiiden diğer camii ye geçerken İstanbul simitlerinizi de alın.

Süleymaniye camii, İstanbul’da gezecek o kadar çok yer var ki bir güne sığdırmak mümkün değil.Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaptırılan camii İstanbul’un göz bebeği durumundadır.Bu camiinin mimarı Mimar sinan Süleymaniye camiisini öyle bir yapar ki kıyamete kadar camiiye bir şey olmayacağını söyler.Bunca deprem, savaş atlatan camiiye de henüz ciddi bir hasar gelmemiştir.Bu camii ile ilgili çok ilginç bulduğum bir bilgi ise, Mimar Sinan’ın camiiye böcek vs. girmesini önlemek adına avizelerin ortasına deve kuşu yumurtası yerleştirmiş olması.Camii İstanbul’un Fatih ilçesindedir.Buraya yine bağcılar tramvay hattı ile geldik. Laleli durağında indikten sonra biraz yürüdük ve sonunda camiiye ulaştık.

Topkapı sarayı, yine İstanbul denilince akla gelen isimlerden biri Topkapı sarayı.Saray Türkiye cumhuriyetinin kuruluşuyla birlikte ilk müze ünvanını almıştır.Osmanlı döneminde hanedan için kullanılmıştır.Yaklaşık üç yüz yıl boyunca padişahların yaşadığı saraymış burası.Daha sonra saray Dolmabahçeye taşınmış.Topkapı sarayı yine dünyada da en büyük saray müzelerden biri olarak geçiyormuş.İçinde sergilenen tarihi eserlerin haddi hesabı yok.İstanbul'da tarihe doyum olmuyor! Yapıldığı zaman yedi yüz bin metre kare bir alanı kapladığı ve dört avlusunun olduğu söyleniyor.Sarayın içinde camii,enderun, yabancı elçileri ağırlamak için köşk gibi gerekli merkezlerde kurulmuş.Günümüze bir çok ulaşmayan parçası var ama bu  haliyle bile göz kamaştırıcı.Topkapı sarayını salı günü hariç her gün ziyaret edebilirsiniz.Salı günleri müze kapalı.Sabah dokuzda açılan müze akşamüzeri beşe çeyrek kala kapanır.Yaz saatinde ise müzenin kapanış saati yediye çeyrek kalaya kadar uzar.Bilet gişeleri kapanma saatinden bir saat önce kapanır.Yani biletinizi önceden almalısınız.Müzeye giriş ücreti Ayasofya'da olduğu gibi kırk liradır.Yalnız içerideki Harem bölümüne giriş ayrı ücretlidir ve burada müze kartı geçmez.Aya irini girişine gitmek isterseniz buranında ücreti yirmi türk lirasıdır ve burada da müze kart geçerli değil.On sekiz yaşından küçüklere ise Türkiye'nin her yerindeki müzeler ücretsizdir.Buraya ulaşmak için Ayasofya yolunu izleyebilirsiniz çünkü birbirlerine yürüme mesafesindeler.Rehber hizmetleri olmadığı için eğer İstanbul'u gezecek yabancı arkadaşlarınız varsa onlara hatırlatın.Topkapı sarayında rehber servisi yok ama kulaklıkla dinleme servisinden yararlanabilirler.Engelli arkadaşlarımızda müzeye engelli kartlarını göstererek ücretsiz girebilirler.Sarayda dört avlu olduğu gibi her avluda kafeterya da bulunmaktadır.Biz dördüncü avludaki konyalı restaurantta yemek yedik.Fiyatlar biraz pahalıydı ama sonuçta müze içinde ve İstanbul'da oluşu nedeniyle yadırgamamak gerek.Kafeteryaların dışında hediyelik eşya dükkanları da yine her bir avluda bulunmaktadır.

İstanbul part1

(kaynak:https://pixabay.com/tr/mimari-din-istanbul-3236394/)

Kapalı çarşı, haberlerde, gazetelerde her yerde görürüz kapalı çarşıyı.Turistlerin vazgeçemediği yerdir burası.Yerli turistin bile vazgeçemediği bir yer burası.Benim sayabildiğim kadarıyla on kapısı var buranın.Yani karman çorman bir yer gibidir aslında ama içine girip doğru yerden çıkarsanız ne kadar düzenli olduğunu farkedersiniz.İçindeki baharatlar, gözlükçüler,takıcılarne ararsanız var.Turist arkadaşlarınıza göstermeniz için mükemmel bir yer.Ben de hollandalı arkadaşımı buraya getirmiştim ve bir dünya hediyelik eşya almıştı.Kapalı çarşıda öğrendiğim kadarıyla dört bine yakın dükkan var.Burada çalışan insanları hesaba katarsanız kapalı çarşı ekonomik açıdan da çok iyi bir kaynak.

Her gün binlerce turisti ağırlıyor burası.Turistler buraya geldiğinide oldukça para harcıyorlar.Bu yüzden kapalı çarşının İstanbul ekonomisine oldukça bir katkısı var.

Eminönü, bizim Kemeraltımız gibi bir yer.Burası çok daha büyük tabii ki.Biz nasıl her şeyin ucuzunu kemeraltından alıyorsak İstanbullularda her şeyin ucuzunu eminönünden alıyor.Buradaki balıkçı teknelerinde balık ekmek keyfi sürebilirsiniz.Teknelerin şekilleri de biraz değişik.

Galata kulesi,şehri bir manzaralı yerden izleyelim derseniz buraya gelebilirsiniz.Tam emin olmamakla birlikte kimle galata kulesine çıkarsan onunla evlenirsin derlermiş sözünü de hatırlatmak isterim.Buraya ben yanımda hollandalı arkadaşım ile gelmiştim.Yabancı uyruklu ziyaretçilerden on üç lira biz Türklerden ise altı buçuk lira ücret aldılar.Burada bir de ayrıca ücretli kahvaltı da alabilirsiniz.Pamukkale gezimizde aldığımız müze kart burada da geçerli değil zaten ben bu müze kartın nerede geçerli olduğunu bir türlü anlamadım.Gittiğimiz her yerde müze kart geçerli değil diyorlar !

İstanbul part1

(kaynak:https://pixabay.com/tr/mekan-istanbul-kule-galata-2986721/)

Galata kulesinin harika bir fotoğrafı!

İstanbul gezimizin birinci kısmı işte bu kadar.İkinci kısmı ise diğer blogta.Haydi o zaman İstanbul part 2 blogunda görüşmek üzere.


Fotoğraf galerisi


Burada (Istanbul) yaşadığın Erasmus deneyimini paylaş!

Istanbul yerini bir yerli, gezgin veya değişim öğrencisi olarak biliyorsan... Istanbul hakkındaki düşüncelerini paylaş ! Farklı özelliklerini puanla ve tecrübelerini paylaş!

Yorumlar (0 yorum)



Hesabınız yok mu? Kaydol.

Biraz bekleyin lütfen

Koşun hamsterlar! Koşun!